album cover
Ankara
album cover
Ankara was released on December 17, 2004 by BKM as a part of the album Şimdi Sen Gidiyorsun Ya Herkes Sana Benzeyecek
December 17, 2004
LabelBKM
LanguageTurkish
BPM100
Melodicness
Acousticness
Valence
Danceability
Energy

Lyrics

Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
Asfaltlar ışıldar
Buz tutardı resmi yalanlar
Kimse keman çalmaz belki ama çok keman çalınsın balolarında diye yapılmış
Gri
Sisli
Binalar
Alnının ortasında ciddi bir devlet asabiyeti
Çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar
Bu zulüm, bu sevda bitmezmiş
Sevmek bir halkı sevmekse aşk o zaman sevmekmiş
Biz bir şeyi delicesine severiz ama tanrım neyi?
Kahve önü çatlak mozaik
Bel kemiğine tehdit kürsüler üstünde
Çok sigara içen öğrenciler
Bir daha asla yaşayamayacağı aşkları teğet geçerken
Hep onu sevmeyenleri severek
Hep onu sevenin gözlerinden kalabalıklara kaçarak
Karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara
Yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını
Bir izmirli güzele dayatmak varken
Hep kardeş olacak değiliz ya, yaşasın halkların sevgililiği
Soyut bir sevdaya beşik kertilmiş olan
Dağda çoban
Şehirde şark çıbanı sayılan
Fırat'ın büyük elleri
Ararat'ın kızgın yelleri
Cilo'nun derin nefesleri
Hülasa kente hukuk mukuk okumaya mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş
Anadolu çocukları
Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
Asfaltlar ışıldar
Buz tutardı resmi yalanlar
Belki balkona kar seyretmeye çıkar diye sevdiğimiz kızlar
Çok dibimiz donmuştur
Ve çoğu zaman kar mevzuu kızlara yeterince ilginç gelmemiştir
Hiçbir şey kapalı bir dükkan kadar hüzünlü gelmez insana Ankara'da
Yoksa bugün bir hayat yaşanmayacak mı duygusu çöker bütün bozkıra
Kimse keman çalmaz belki
Belki bu fiim hiçbir zaman o kadar fiyakalı olmayacak ama
Hiçbir lahmacunda o okul yolundaki üçüncü sınıf lokantadakinin tadını vermeyecek bir daha
Çok daha iyilerini yedim sonra
Bizzat Urfa'da hatta
Ama hiçbirinde
O kadar aç oturmadım sofraya
Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
Çok yabancı bir soluk duyulur bazı
Bilinmez bir dilin ıslığından
Anla ki sıkıldı bizim konsolosluklardaki konuklar
Öyle deme Ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
Bu kadar insanın neden Ankara'yı bu kadar çok sevdiğini anlamadan
Ankara'da yaşamak
Yollarına hep sevdiğimiz insanların adlarını vermediler ama
Biz her duvara bilvesile onların adını yazarak yaşadık
Kül ve betondan mürekkep
Yaşadıkça yaşanılası gelen
O tuhaf bozkır kokusunda
Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
Asfaltlar ışıldar
Bir günden bir sürü gün yapan
Mesai saatlerinde hiçbir şey yapan
Hiçbir şey alıp hiçbir şey sunan
Rakıyı bol sulu içen
Dokunmasın için değil
Çabuk bitmesin diye devletimin tekel rakısı
Hep kağıtlara bakarak
Hep kağıtlardan bakarak
Hem Neşet Ertaş'ı hem Bülent Ersoy'u aynı anda sevmeyi başararak
Karısının bayat ekmeklerden yaptığı tatlıyı çok beğenmeyerek ama
Yine de bu tasarrufunu takdir ederek
Boynu hep kıdemli bir atkının içinde saklıyken
Hep bir şeylere birilerine küsmüş gibi yürüyen
Memurlar
Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
Asfaltlar ışıldar
Buz tutardı resmi yalanlar
Biz şimdi kapalı bir kuruyemişçi dükkanının
Ki bütün plan kar altında tuzsuz ay çekirdeği çitleyip
Yanı sıra bafra içmektir
Kötü ışıklandırılmış vitrininden umutsuzca içeri bakan
Kimliği gereğinden fazla sorgulanmış
Merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş
Yani sistem kendi verdiği kimliği zırt pırt geri istemektedir
Doğduğu yer yüzünden doğuştan kavgacı zannedilen
Ama pek çoğu kavgadan nefret eden
Kavgacı
Esmer
Cesur
Korkak
Çoğu Kürt
Çoğu Türk
Çocuklardık
Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
Ha sonra belki Ahmed Arif'in aklına
Hiçbir şairin aklına gelmeyecek
Çünkü hiçkimse bir daha Ankara'yı o'nun kadar sevemeyecek
Bir şiir islenir
Kar altındadır varoşlar
Hasretim, nazlıdır Ankara
Ustam yine sen bilirsin ama hangi aralıkta bir şair ölmüşse
İşte o, en netameli aydır bence
Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
Asfaltlar ışıldar
Yalanlar
Şimdi ve sonra
Ne zaman Ankara'ya kar yağsa
Elim, gönlüm
Çocukluğum buz tutar
Written by: Yılmaz Erdoğan

Loading...