album cover
Mesafeler
album cover
Mesafeler was released on June 13, 2026 by Mitas Müzik Public as a part of the album Mesafeler - Single
June 13, 2026
LabelMitas Müzik Public
LanguageTurkish
BPM84
Melodicness
Acousticness
Valence
Danceability
Energy

Music Video

Music Video

Lyrics

Gözlerin nasıl da yıldız dolardı ağladığında.
Kalbimizde biriken şiirleri birbirimizin
dilinde yeniden hatırladığımızda
Attila İlhan’ı Faruk Nâfiz’i
Nâzım Hikmet’i Orhan Veli’yi
ruhumuza eş kıldığımızda
Sezen Aksu’nun şarkılarındaki gizin
Nilüfer’in sesindeki hüznün
nedenini sorguladığımızda
ve belki de en çok
kendimiz olmaktan yorulduğumuzda
ışıldayıverirdi gözlerin.
Ah tabii bi de hayata kızdığında…
Şimdi bi şarkı
ney tambur ud ve kanun ezgileriyle şekilleniyo.
Sadece bana hitap eden düşsel bir beste
çınlıyo kulaklarımda:
Şöyle ki...
 
Şarkılar seni söyler dillerde name adın.
Aşk gibi sevda gibi huysuz ve tatlı kadın.
En güzel günlerini demek bensiz yaşadın.
Aşk gibi sevda gibi huysuz ve tatlı kadın.
Bu nihAvent sızı aklıma seni resmettikten sonra reklam panolarının sokak lambalarının yarısından fazlası asfalta gömülmüş tarihî çeşmelerin ve bakkalların ve içinden arabesk ağıtlar yükselen meyhanelerin ve ağaçların ve kükürt kusan araçların ve evsizlerle açların arasında dolaşıp karanlıkta yitiyo. Dilimdeki tüm şarkıları kovuyorum ve içim tınısız kalıyo!
Çok yorgunum ömrüm.
Yokluğunun beni tüm anlamların uzağına itiyo
seni düşünmek özlemek sevmek beni yoruyo
çok pek çok yoruyo.
Hiçbi şeyi senden ayrı düşleyemiyorum ömrüm.
Düşleyemiyorum.
Mesafeler içimi burkuyo.
Zihnimde aynı parçalanma devam ediyo.
Geçmişi sorgulamak bugünü parçalayıp da bi kıyıya bırakıyo.
Uzak olduğum mutluluğu anılarda buluyo
şimdiki kederli zaman yırtığını yamıyorum
–ya da tam tersi
kederler yamıyo beni eski mutlu günlere.
Seni seviyorum.
Kendime uyguladığım bi ceza gibi bu.
Arayıp sormadığın
gittiğin uzaklarda olabildiğince sessiz kaldığın halde
garipsi umutlara sığınıp dönmeni bekledim.
Kıyıya vuran dalgalarca dillendirilen sevda şarkıları eşliğinde
belki yüzlerce kez
kavuşacağımız ânı düşledim
–her seferinde
farklı vuslat cümleleri kurgulayarak.
Oysa gelmedin.
Çok yorgunum ömrüm.
Yokluğunun beni tüm anlamların uzağına itiyo
seni düşünmek özlemek sevmek beni yoruyo
çok pek çok yoruyo.
Hiçbi şeyi senden ayrı düşleyemiyorum ömrüm.
Düşleyemiyorum.
Mesafeler içimi burkuyo.
Gönlüm bi sevda sonbaharında üşüyo şimdi.
Rüzgâr gözlerimin yağmur yüklü bulutlarını iteliyo.
Böyle dolduğumda
sabrın sonuna dayandığımda
gelip geçene aldırmadan
çocuklar gibi hıçkırarak ağlamak
kırgınlığı üzüntüyü kederi akıtıp boşalmak
istiyorum.
Seni sevmek tüketiyo çünkü beni.
Seni hâlâ sevmek
–dönmeyeceğini bile bile
eksile eksile
seni sevmek...
İçim kurudukça kuruyo.
Çok yorgunum ömrüm.
Yokluğunun beni tüm anlamların uzağına itiyo
seni düşünmek özlemek sevmek beni yoruyo
çok pek çok yoruyo.
Hiçbi şeyi senden ayrı düşleyemiyorum ömrüm.
Düşleyemiyorum.
Mesafeler içimi burkuyo.
Uzun bi güne ait ay ışığı
kararan denizin sularına yansıyo.
Yaşantısını sevdasıyla sorgulayan genç bi adamın
başının üstünden geçen martılar
uçup giden mutluluğu
hatırlattıklarını biliyo mu acaba?
Sevda martılara dönüşüyo
–martılar
kendi kanına bulanıp
döne döne düşen ak sevdalara.
İkisi de sevimli ikisi de kanatlı ikisi de hüzünlü artık.
Her şeyden sonra elde kalansa
bugüne yaranmaya çabalayan
küf kokulu anılar oluyo.
“Yanılan ben miydim?” diye soruyorum bazen kendime.
“Ben mi beceremedim sevmeyi?
Yoksa daima gitmeye meyilli bi şey mi sevda?”
Bilmiyorum.
Asıl acı olan bu belki de.
Çok yorgunum ömrüm.
Yokluğunun beni tüm anlamların uzağına itiyo
seni düşünmek özlemek sevmek beni yoruyo
çok pek çok yoruyo.
Hiçbi şeyi senden ayrı düşleyemiyorum ömrüm.
Düşleyemiyorum.
Mesafeler içimi burkuyo.
Mesafeler içimi burkuyo.
Mesafeler içimi burkuyo...
Written by: Askin Gungor

Loading...